Kendimi pis hissediyorum. Pis ve utanç dolu. Bir yanılsama şeklinde değil. Benimsenmiş bir olgu gibi. Geçicek değil unutulacak. Damarlarımda akıyor çünkü benliğimin ta kendisi. Kurduğum der düşte gittiğim her yerde benimle. Rüyalarımda ve gerçekte. Çünkü benim artık. Kabul edemediğim varlığının kuşkusu bile midemi bulandıran o iğrenç his. Kolumda bir tümör olsa hiç düşünmeden koparıp atardım. Ama akıllı. en derinlerinde beynimin ve ne zaman zayıflasam beni dibe çekmek için bekliyor. İyi yaptığım her şeye karışıyor ve beni kendi yapmak için uğraşıyor. Kazanabileceğimi sanmıyorum ahahHaha bi söz var doğa ile ilgili. Kazanırsak kaybedeceğiz. hah o kafa işte benimki de. Kendinde girdiğin bir kovalamacada sadece yakalanabilirsin. Kaybetmeye mahkumsundur kendine karşı. Değişim böyle bir şeydir zaten. Zorunluluk, acı. Konfor alanından çıkmak istemezsin. Neyse bu öyle bir şey de değil zaten. Tefeci borcunu istiyor. Ve artık rehin verecek bir şeyim kalmadı
22 Kasım 2020 Pazar
20 Kasım 2020 Cuma
Uç
14 Kasım 2020 Cumartesi
Niyet mi Sonuç mu
Hani çok sevelerler ya. 'Önemli olan niyet.' sizin niyetinizi sikiyim ben bir boktan anlamayan sığır orospu çocukları. Bakın şimdi. Siz sanmayın ki tüm caniler kötü kalpliydi. İyi işler yaptığına inanlar da vardı. Ki kendi mantıklarına göre öyleler. Din adı altında kafa kesen teröristler mesela. Herifler kendi doğruları için savaşıyor. Ya da rahibe teressa. Hatunu hepimiz iyi biliriz ama değildi. Açık bi şekilde yoksulluğu cimriliği savunurdu. Kurduğu hastanelerde tonla insan hastalıktan öldü. Çok da uzağa gitmeyelim evladının başına bir şey gelir diye ona hayatı zindan eden korumacı aileler. (bugün kızını dövmeyen yarın dizini döver) neyse siz anladınız yani mantığı. Niyete göre davrancaksak götümüzü siktiririz her yer manyak kaynıyor çünkü.
Ee önemli olan sonuç mu? yani biraz öyle kimse kusuruna bakmasın. Aptallık, ihmalkarlık ve embesillik benim kitabımdaki 3 büyük günahtır.
Siktirip gitsinler. Anasını siktimin yavşakları.
Kelimelerin anlamları
Kelimelerin anlamları. Çok duymuşuzdur 'kendimi anlatıcak kelime bulamıyorum' 'kelimeler kıyafetsiz ablayım' gibi. Boktan romantizmdir bu esasında. Ama asıl dikkat çekmek istediğim nokta bu değil. Doğru söylüyorlar. Bir çoğumuz da böyle düşünüyoruz. Bizi anlatıcak kelime olmadığını. Anlaşılamayacağımızı, anlamak istemeyeceklerini ve en önemlisi bizi anlatıcak kelime olmadığı için. Sözcükler anlamlarını kaybetti artık. Sevgi, özlem, güven zayıflık ve saçmalık. Hissetsek bile söyleyemeyiz. Çünkü kelimeleri kirlettiler. Kullanılan her kitapta, söylenen her yalanın arasında zamanla pislendi ve artık kullanılmaz halde. Öyle mi düşünüyorsun yoksa siktiriboktan bi orospu çocuğu olduğun için mi? Başkaları kirletmedi kelimeleri. Sen kirlettin. Başkalarına istediklerini yaptırmak için, kendi mutsuzluğundan sığınmak için, sırf zaman geçsin diye kullandığın zaman. Korkuyorsun artık. Gerçeği göremeyecek kadar. Kendini boğabilecek kadar. Bir şey daha söyliyim mi? Zaten farkına varmış olman lazım ama kelimeler kirlenmedi. Sadece sen rezil birisin.
Acının analizi 2
Ama acı kurtulabileceğin bir şey değildir. Eninde sonunda yine yanına gelir. Ve sen, bir dostu tekrar görmüş gibi olursun. Tatilin sona ermiş, umutların ve motivasyonun yok olmuştur. Depresif demek istemiyorum sana. Öyleyece duruyosun işte. Ne bir amacın var ne de gittiğin bir yer. Hatta önüne yemek koymasalar birkaç güne açlıktan ölürsün. Yanlış anlaşılmasın dertsiz tasasız olduğun da söylenemez. Market sırasında biri önüne geçsin. Delirirsin. Ama yine tepki göstermez, öylece durursun. Sonra da kırmızı çizgilerim var diye geçinirsin amına kodumun pasif agresifi. Elinde olsa adamı döverdin di mi? Hayır dövmezdin. Sen busun. Hakkın olsa bile arayamacak kadar aşağılıksın. Aslında hep böyle aşağılık olduğunu söylemek isterdim. Ama değildin. Zamanla değiştin sen de herkes gibi. Yanına yaklaştırmadığın duygularından korkuyorsun artık. Pissin. Kendinden iğreniyorsun. Yılda birkaç kere 'şanslıysan' ağlıyorsun. O anlarda tekrar umutla doluyorsun. Değişebileceğine, başarabileceğine inanıyorsun . Geç kaldın. Şu an hissettiklerin, kendi uyuşturucunun ürünü. Aslında ağzına kadar boka battın. Ve hala yaşamaya çalışıyorsun korkak olduğun için.
Acının analizi
Acı çekmek için yaşıyoruz. Her şeyden nem kapıyor. Her güzellikte bir kusur arıyoruz. Günümüzün çoğu felaket tellalığı ile geçiyor. Suçlamalar, hakaretler ve inziva ile. Utanıyoruz, acıyoruz kendimize. Nedenini bilmesek de. Hatta bunlara bile dayanamıyoruz. Kaçıyoruz yine. Üzülmeyi bile beceremediğimiz için nefret ediyoruz. Yaşadığımız her saniyeden bir tiksinti duyuyoruz. Sakız çiğneyenden , ağzı açık esneyenden, bacağını sallayandan, çok konuşandan, az konuşandan, hiç konuşmayandan… Hep bir bahane arıyoruz. Kendi kokuşmuşluğumuza, hissettiğimiz dayanılmaz "eksiklik, güvensizlik, karamsarlık ve sevgisizliğe" bahane arıyoruz. Nefretimizi mantıklı kılabilmek için bir bahane arıyoruz. Yaptığımız onca saçmalık arasında “bir şey” tutarlı olsun diye uğraşıyoruz. Çünkü “sebebini anlayamadığımız bu mutsuzluk”, her gün daha çok acı veriyor ve dayanılmaz oluyor. Ve belki nedenini bulabilirsek çözümünü de bulabilme umuduyla nefret edilecek bir şey bulabilmek için dizlerimizin üstüne çöküp yalvarıyoruz . Nefret etmek için bir neden arıyoruz. Bazen neden bile aramıyoruz. Saldırıyor ve bitmesi için çırpınıyoruz. Geldiğimiz yolu unutup daha da batıyoruz. Kendimizi içine attığımız kuyunun daha da derinine batmaya çalılıyoruz. Taa ki uyuşana kadar. Şanslıysak öfkeyle uyuşuyor, unutuyoruz .Sırf daha az üzülebilmek için acı çekiyoruz.
Selamsız ve sabahsız
Boğularak uyandım bu sabah. Zar zor nefes alarak. Biraz şaşırdım doğrusu. İçimden küfretmek ya da uyumak gelmiyordu. Öyle telaşlıydım biraz sadece. Amına koyiyim seni orospu çocuğu. Kusura bakma bazen içimden geliyor tutamıyorum. Düşünülesi bir konu aslında. İnsan kendini tutmalı mı? Dilediği gibi mi yaşamalı. Hatta anı yaşamalı değil mi? Hayır insan pistir. Bu yüzden de özgür olamaz. İstediğini de yapamazsın Götveren yani. Ama nasıl?
Şimdi... Çok şey istiyoruz her gün. Marketten geçerken raftaki cipsi mesela. Param yoksa alamam. Çalıcak mıyım? Hava çok sıcak gömlek iyice yapıştı anasını avradını götünden sikiyim. Sike sike gömleği giyceksin. Herifin tekine gıcık oldun. Sakız çiğniyo diyelim. Sen de "ayıp olmasın" diye söylemiyorsun. Kudurdukça kudurursun. Napıcaksın dövcek misin? Topluma ayak uydurmalıyız. "Abartıyorsun" diyebilirsiniz. O sizin yavşaklığınız nankör orospu çocukları sizi amını patlattımın piçleri. Mantığınıza yatıyor mu bu hayat tarzı? Eskiden dağda bayırda koşan, skişen, savaşan canlı. Şimdi havasız küplerin içinde hayatta kalmaya çalışıyor. Mantıklı mı bu? Genetik yapı uyum sağlayabilir mi buna?
Ne kadar önemli bir mevzu? Değil, hiç değil. Kafamı dağıtcak başka bir şey bulsam sikimde de olmazdı. Ama dedim ya boğuluyorum artık. Öyle "yapı, karakter" meselesi de değil. Basbayağı değişiyorum hacı. Düşüncelerim, hissettiklerim. Önleyemiyorum. Değişik bir şey oldum yani. Hiç de memnun değilim bu halimden.
Siktir git orospu çocuğu
sınanma
kendimi dünya ile savaştaymış gibi düşünmek istemiyorum ama bir rahatsızlığım var. bir sınanma diyeceğim buna. bir iritasyon daha doğrusu. ...
-
kendimi dünya ile savaştaymış gibi düşünmek istemiyorum ama bir rahatsızlığım var. bir sınanma diyeceğim buna. bir iritasyon daha doğrusu. ...