Yine inleyerek uyandım bugün, acı içinde kıvranarak. Tek bir şey geçiyordu kafamda. ÖLMEK İSTİYORUM. Canlı ve ordaydı. Adeta meydan okurcasına o utanmaz haliyle yine karşımdaydı. Dalga geçiyordu benimle, çarelerime inançlarıma yöntemlerime meydan okuyordu. Hiç değişmemişti. Çizik bile atamamışım. İlk tanışmamız yani 11 yıl öncekindeki gibiydi. Diri ve dik ahahah
Neyse daha bile güçlüydü. Ve ben ondan güçlü değilim silahlarımız bir değil. Her seferimde tekrar yoluma çıkıyor. Kafamı karıştırıyıor. Kim bilir kaç hobimden vazgeçtim kaç saplantı edindim kaç insanın kalbini kırdım sırf gözlerinde onun kıvılcımını gördüğüm için. yani ÖLÜMÜN. Yine karşımda yine soluğumda yine solumda ahahaah
Neyse ölüyorum yani beni öldürüyor. Kapişş?? Öyle işte yapabileceğim çok da bir şey yok idare edicez bi 50 yıl. Paranoyalarla, nefretle, ızdırapla, utançla ve acıyla. İdare edicez her seferinde kaybedeceğim savaşta. Artık savaşmıyorum pes de etmedim gerçi. Felçliyim ben ve bunu düzeltemem. Her şey gibi bundan da iyi bi boklar çıkarılabilir ama canım istemiyor. Ölüyorum ne de olsa.
Neyse felçliyim işte. Kabulleniş diyemem yok sayma olabilir belki. Kendi düşüncelerime karşı verdiğim bir isyan bu. Kılıçsız ve kalkansız sadece ölüm dolu. Kör sabır dedim buna ilk söylediğimde kulağa çok hoş gelmişti. Kör talih gibi. Yorucu değil sadece duruyosun. Zaman da işini yapıyor. Götünden sikiyor yani napcak.
Tek korkum var ölümden bile çok korktuğum depresyonun beni salaklaştıracak olması. Belki geç kalmışımdır belki çok uzun zamandır sadece saplantılarımla ayakta tutuyorumdur bu vücudu. Bilmiyorum tek bir şey biliyorum. Ölmek istediğim. Bitmeyen bir arzu gibi. Hep kafamda ve gün içindeki tek uyuşturucum. Ölümüm benim uyuşturucum. Neyse ki çok uzun zamandır bu durumdayım da idare edebiliyorum